yararlı mikroplar

3/4/2008 ·

Vücudumuzdaki faydalı mikroplar: Probiyotikler


Vücudumuzda bulunan hücrelerin tam 10 katı kadar sayıda, yararlı mikrop bizimle beraber yaşamaktadır. Bedenimizde yaklaşık 90 trilyon kadar olan bu yararlı mikroplar sağlığımızın korunmasında en önemli etkenlerin başında gelir. Sindirim sistemimiz bunların en yoğun bulunduğu yerdir.
Mide, ince ve kalın bağırsaktan oluşan sindirim sistemi; yaşamın devamı için gerekli besinlerin sindirilmesi, emilmesi, suyun emilmesi, zararlı maddelerin bağırsak aracılığı ile vücuda geçmesine engel olunması, atıkların vücuttan atılması işlerini yürütür.
Doğumla birlikte sindirim sistemindeki yararlı mikroplar oluşmaya başlar. Normal doğum ve anne sütü ile beslenme bu nedenle çok önemlidir. Neredeyse 500 türden fazla yararlı mikrop bağırsaklarda bulunmaktadır.
Yararlı mikroplar ne işe yarar?
Bunlar bağışıklık sisteminin oluşması için gereklidir ve bağırsaklar için enerji kaynağı olacak maddeleri üretirler. Ayrıca K ve B vitaminlerinin sentez edilmesini sağlarlar.

 

Probiyotik gıdalar
Probiyotik gıdalar; kişinin sağlığı üzerine pozitif etki yapan yararlı, canlı mikroorganizma içeren gıdalardır. Bu gıdalar içlerinde yeteri kadar canlı bakteri bulundururlar ve tüketilinceye kadar da bu yararlı mikroplar canlılığını devam ettirir. Probiyotikler bağırsak florasında dengeyi geliştirerek sağlığı olumlu yönde etkiler. Aslında probiyotik gıdalar eski çağlardan beri kullanılmaktadır.

YÜZYILLARDAN BERİ VAR
Tevrat'a göre Hazreti İbrahim'in uzun ömrü ekşi süt içmesine bağlı. Eski Romalılar da bağırsak hastalıklarında mayalanmış süt tüketiyormuş. Türkler ise yüzyıllardır yoğurt, kımız ve kefiri hem sağlıklı beslenmek hem de bağırsak hastalıklarına karşı kullanmaktadır. Probiyotik ürünler şu yiyeceklerin içinde bulunuyor:
* Yoğurt
* Fermente süt
* Peynir
* Ayran, kefir, kımız
* Tereyağı
* Meyve suyuna ilave edilenler
* Dondurma

NASIL KULLANILMALI?
Farklı probiyotik ürünler farklı hastalıklarda etkilidir. Bu nedenle bazı ürünlerde birden fazla probiyotik bakteri bulunmaktadır. Bu gibi probiyotik gıdaların etkili olması için düzenli kullanılması gerekir.
Günümüzde kullanılan probiyotikler "lactobacilli" ailesindendir. Laktik asit üreten bu bakteriler konusunda uzun yıllara dayanan bilgi birikimi vardır. Buna ait bir yan etki bildirilmemiştir. Bu ürünler dünyada tehlikesiz ve güvenli olarak kabul edilir. Hatta, bazı ülkelerde probiyotikler çocuk mamalarına da ekleniyor.
Probiyotik kullanan çocuklarda karın ağrısı ve huzursuzluğun daha az görüldüğü izlenmiştir. Yani, probiyotik içeren besin ürünleri çocuklar için de güvenlidir.
Probiyotik ürünleri herkes kullanabilir ancak, bağırsak florası bozulan yaşlılar, menopoz dönemindeki kadınlar, aşırı fiziksel veya psikolojik stres yaşayanlar özellikle kullanmalıdır. İshal durumlarında, antibiyotik ve mide ilacı kullananlara da probiyotik ürünler tavsiye edilmektedir.

 

Yorum (1) Yorum yaz!

suda yaşayanlar

31/3/2008 ·

En büyük deniz balığı
Bir balinanın uzunluğu yaklaşık olarak 15 m.'dir. Büyük beyaz köpekbalığının uzunluğu ise 12 m.'dir.

En büyük nehir balığı
Güney Amerika nehir sularında görülen Arapaima balığı, 2 m. uzunluğunda ve 111 kg. ağırlığındadır.

En küçük balık
Filipinler'de yaşayan bir kaya balığı 1 cm. boyundadır.

En uzun yaşayan balık
Karadeniz'de yaşayan Mersinmorina'ların 120 yıl kadar yaşadığı görülmüştür. Bu balıkların ağırlıkları bir tondan fazladır.

En az yaşayan balık
Afrika ve Güney Amerika nehirlerinde en fazla bir yıl yaşayan 26 cins balık vardır. Yağmurlu mevsim sonunda nehirler kuruduğu zaman ölürler. Ölmeden önce, kuraklığa dayanıklı yumurtalarını yumurtlarlar. Yağmurlu mevsim başladığı zaman yumurtalardan yavrular çıkar. Bu balıklar bir yıldan daha az yaşarlar.

En hızlı balık
Yelken balığının saatte 68 mil (109 km.) hızla yüzdüğü bilinmektedir.

En zehirli balık
Hint Okyanusu'nda ve Büyük Okyanus'ta yaşayan taşbalıkları en zehirli balıklardır. Son derece acı veren zehirleri altı saat içinde ölüme sebep olur. Fakat bütün sokmalar öldürücü değildir.

Elektrikli yılanbalığında kaç volt elektrik vardır?
Elektrikli yılanbalığında 550 voltluk elektrik vardır.

En yükseğe sıçrayan balık
Bir tarponun 5 m. yükseğe sıçradığı ve 9 m.'lik yay yaptığı bilinmektedir.

En süslü balık
En süslü balık hindi balığıdır.

En çirkin balık
En çirkin balığın taşbalığı olduğu söylenir.

En büyük balık sürüsü
Ringa balığı sürüsünde 300 milyon balık bulunur.

En uzun isimli balığın adı nedir?
Çütre balığı Hawai'de humuhumunukunuku-apuaa olarak tanınır.

Balık yağmuru nedir?
Kasırga ve hortumlarla denizden taşınan balıklar, gökyüzünden yağmur gibi yağarlar. Bu duruma, balık yağmuru denir. 1806'da Almanya'nın Essen kentinde büyük bir dolu tanesi bulundu. Dolunun içinde 4 cm. uzunluğunda bir sazan vardı. 2.7 kg. ağırlığında bir başka balık gökten, Hindistan'daki Jelapur'a düştü.

Kılıçbalığını tanıyor musunuz?
Bir kılıçbalığı kılıcının; bakır zırhı 10 cm.'lik levhayı, 30 cm.'lik beyaz meşe kerestesini, 65 cm.'lik sert meşeyi delip geçtiği bilinmektedir.

Oltayla tutulan en büyük balık
1959'da Güney Avustralya açıklarında 1.208 kg. ağırlığında bir büyük beyaz köpekbalığı yakalandı.

Köpekbalıklarında kaç tane solungaç bulunur?
Her ne kadar köpekbalıklarında beş tane solungaç yarığı varsa da bazılarında altı solungaç yarığı bulunur. Yedi solungaç yarıklı köpekbalıkları da vardır.

Solungaç nedir?
Balıkların solunum organıdır. Solungaçlardaki ince deri tabakasının altında kan damarları bulunur. Kan çevresindeki sudan oksijen alır, artık olan karbondioksidi dışarı verir.

Yüzgeç nedir?
Yüzgeç, çubuklar veya ışınlarla desteklenmiş, katlanmış deridir. Balıklarda yüzmek için kullanılır.

Balıklar nasıl oluştu?
Hayat, insanın oluşumundan milyonlarca yıl önce denizde başladı. İlk canlılar, mikroskobik bitkilerdi. Bu bitkilerden bazıları, diğerlerini yemeğe başladı. Bunlar, ilk hayvanlardı. Zamanla, bitki ve hayvanların bazıları gelişti ve büyüdü. Bazı deniz hayvanları; denizşakayıkları, denizanaları, solucanlar, deniz yıldızları, salyangozlar ya da yengeçleri oluşturdu. Birkaç deniz hayvanı, omurga oluşturdu ve ilk balıklar meydana geldi. Yüzgeçleri gelişti ve solungaçlarla soludular.

Balıklar suda nasıl haraket eder?
Sandıkbalığı ve denizaltıların dışında bütün balıklar vücutlarını ve kuyruklarını sallayarak yüzerler. Balığın bu haraketi, yılanın karadaki haraketine benzer. Onun için buna yılankavi haraket denir. Yılan, yerde haraket ederken vücudunun farklı kısımlarını yer üzerindeki ufak çıkıntılara bastırarak vücudunu öne iter. Balıklar da vücudunu kıvırırken suyu bastırır ve böylece kendini öne götürür.

Yaprak balığını tanıyor musunuz?
Güney Amerika'da yaşar ve rengi kahverengidir. Tehlike yaklaştığında kendini bırakır, ölü bir yaprak gibi yüzer. Burnunda yaprak sapına benzeyen kısa bir uzantı vardır.

Halı köpekbalığı kendini nasıl gizler?
Avusturalya'da yaşayan halı köpekbalığının yassı bir görüntüsü vardır. Diğer köpekbalıklarından daha fazla dipte yatar. Derisi halı desenine benzer. Bu durum, onun deniz dibinde gizlenmesine yardım eder.

Balıkların hızlarını biliyor musunuz?

Mandagöz mercan balığı 2 km/s Dikence balığı 10.9 km/s Tatlı su kayabalığı 11.2 km/s
Yılanbalığı 12 km/s Sazan 12.2 km/s Barbunya 12.8 km/s
Sazancık 13.1 km/s Sarıbalık 14.9 km/s Kızılkanat 16 km/s
Tatlı su levreği 16.4 km/s Bıyıklı bayık 17.7 km/s Levrek 19.3 km/s
Turna balığı 32.9 km/s Alabalık 37 km/s Som balığı 40.2 km/s
Pamuk balığı 42.6 km/s Tarpon 56.3 km/s Uçan balık 56.3 km/s
Ton (Orkinoz) 70.8 km/s Kılıç balığı 96.5 km/s Yelken balığı 96.5 km/s

Balıkların hızlarını vücut biçimleri etkiler. Sazan ve sarıbalık gibi yavaş haraket eden balıklarda yüzgeçler sırtın ortasındadır. Turna balığı ve yelken balığı gibi daha hızlı haraket eden balıklarda yüzgeçler vücutlarının iyice gerisindedir.

Yorum (yok) Yorum yaz!

mantarlar

31/3/2008 ·

 Makromantarlar klorofili olmayan, üreme organları ve esas bünyeleri iplik gibi, "hüf" denilen küçük borucuklardan ibaret canlılardır. Belirgin şekilleri ve yaşama modelleri ile bağımsız bir canlı alemidirler. Bu canlılar hem eşeyli hem de eşeysiz olarak, sporlar oluşturarak ürerler. Klorofil ihtiva etmediklerinden, bağımsız olarak şeker, yağ ve nişasta gibi organik maddeler oluşturamazlar. Bu nedenle diğer canlılara ihtiyaç duyarlar. Yani başka canlılardan beslenirler. Bir başka deyişle çürükçül veya asalaktırlar. Mantarın esas bünyesi ince iplik gibi hüfler kitlesidir ki buna misel denir. Bizim toprak üzerinde gördüğümüz ve yararlandığımız kısım, bu misellerin özelleşmesi ile dokunmuş bir eşeyli üreme organıdır.
     Yukarıda kısaca tanımladığımız, çayırlarda, yol kenarlarında, ormanlarda, ağaç altlarında hemen hemen hepimizin sadece bir bölümünü (şapkasını) gördüğü ve bildiği makromantarlar; çok değişik renk ve şekillerde, bazılarını yediğimiz, bazılarından zehirlendiğimiz enteresan varlıklardır. Öyle ki, mantarlar alemininin tümünü ele alırsak ,olağanüstü yumuşak ve büyük ölçüde saydam bir vücut yapısına sahip olduklarını ve buna rağmen dev bir sarmaşık gibi onlarca metrelik bir alana yayılabildiklerini görürüz. Ellerinden hiçbir şey kurtulmaz; suyu, toprağı, böceklerin, bitkilerin, memelilerin hatta kuşların dokularını bile istila edebilirler.
     Mantarlar alemi aslında çok karmaşıktır. Burada ele aldığımız makromantarlar, Eumycophtya filumu (gerçek mantarlar) sınıfına dahildir. Bundan başka daha birçok mantar sınıfı mevcuttur. Bunlara örnek olarak; bölünen mantar bitkiler, cıvık mantarlar, algsi mantarlar, keseli mantarlar, çomak mantarlar, ikincil mantarlar gibi sınıflar gösterilebilir.
     Bizim burada ele aldığımız yenebilir mantarlar, büyük ölçüde sudan oluşan ve aroması nedeniyle bizlere çekici gelen bir besindir.

Yorum (1) Yorum yaz!